Techland’in yeni açık dünya hayatta kalma oyunu Dying Light: The Beast, oyuncuları yoğun parkur hareketleri, sert dövüşler ve karanlık atmosferiyle karşılıyor. Başlangıçta Dying Light 2 için bir genişleme paketi olarak planlanan yapım, zamanla büyüyerek kendi başına 20 saatlik bir hikâyeye dönüştü. Yan görevler ve ek aktivitelerle bu süreyi 30 saatin üzerine çıkarmak mümkün.
Castor Woods bölgesinde geçen oyun, zombi tehdidiyle dolu bir dünyada hem gündüz hem de gece farklı riskler barındırıyor. İlk kez seriye adım atan oyuncular da, seriyi yakından tanıyan hayranlar da oyunun sunduğu detaylarla uğraşırken bazı temel noktalara dikkat etmeli. İşte Dying Light: The Beast deneyiminizi daha verimli hale getirecek 11 önemli ipucu:
Kasaları Şifre Olmadan Açabilirsiniz
Oyun boyunca kilitli kasalara rastlamak mümkün. Ancak bu kasaları açmak için mutlaka şifre bulmanız gerekmiyor. Kumandayı kullanırken kasanın numaralarını yavaşça çevirdiğinizde, doğru kombinasyonlara denk geldiğinizde titreşimde küçük bir farklılık hissedebiliyorsunuz. Bu yöntemle, çevrede ipucu aramakla vakit kaybetmeden kasaları açabilirsiniz.
Gece Çift XP Getiriyor, Ama Riskli
Gece olduğunda atmosfer çok daha gergin bir hâl alıyor. Karanlıkta dışarı çıkmayı göze alırsanız, tüm hareketleriniz için çift deneyim puanı kazanıyorsunuz. Ancak bu fırsat, daha güçlü yaratıkların sizi takip etmesi anlamına geliyor. Görev yapmak yerine geceyi genellikle karanlık bölgeleri temizlemek veya basit kaynak toplama işleri için kullanmak daha mantıklı.
Araçlar İçin Benzin Toplamayı Unutmayın
Oyunda kamyonlar, ulaşım ve hayatta kalma için önemli. Ancak bu araçları çalıştırmak için benzin bulmak şart. Garajlarda, dükkânlarda veya yol kenarındaki kırmızı bidonlarda benzin bulabilirsiniz. Her bidon, aracın deposunun yaklaşık dörtte birini dolduruyor. Uzun süre araç kullanmayı planlıyorsanız, yeterli yakıtı yanınıza almanızda fayda var.
Mermiye Para Harcamayın
Silahlar bu oyunda daha önemli bir rol oynuyor, fakat mermi bulmak her zaman kolay değil. Tüccarlardan mermi almak mümkün olsa da buna gerek yok. Düşman gruplarını alt ettiğinizde, üzerlerinden mutlaka mermi düşüyor. Bu nedenle cephanenizi genellikle savaşlardan elde edebilirsiniz. Ancak bazı güçlü silahlar, örneğin pompalı tüfek, kritik anlarda ekstra mermi satın almayı gerektirebilir.
Karanlık Bölgelerde Survivor Sense Kullanın
Karanlık bölgeler, oyun boyunca en zengin kaynakların bulunduğu yerler. Burada hayatta kalma yeteneğinizi kullanarak (Survivor Sense), çevredeki tüm önemli eşyaları görebilirsiniz. Bu bölgeleri düzenli olarak temizlemek, özellikle bandaj veya el bombası gibi kritik malzemelerin eksikliğini çekmemenizi sağlar.
Dövüşlerde Dayanıklılığı İyi Kullanın
Bu oyunda dayanıklılık çubuğu oldukça sınırlı. Uzun süreli yakın dövüşlerde sürekli saldırmak yerine geri çekilip nefeslenmek gerekiyor. Basit bir strateji olarak birkaç saldırı yaptıktan sonra kısa süre geri çekilip dayanıklılığınızı yenilemeniz, hayatta kalma şansınızı artırıyor.
Güvenli Evleri Açmayı İhmal Etmeyin
Haritanın farklı noktalarında güvenli bölgeler yer alıyor. Bazıları yalnızca yatak ve mor ışıkla sınırlı olsa da, bazı büyük bölgelerde tüccarlar ve diğer hayatta kalanlarla karşılaşmak mümkün. Yolculuk sırasında bu bölgeleri açmak, özellikle gece olduğunda size büyük avantaj sağlar. Volatile’lar peşinize düştüğünde yakın bir güvenli evin varlığı hayat kurtarır.
Silahlara Fazla Bağlanmayın
The Beast’te silahların dayanıklılığı sınırlı. Belirli sayıda tamirden sonra tamamen kırılıyorlar. Bu nedenle tek bir silaha bağlanmak yerine farklı silahlar ve planlar hazırlamanız gerekiyor. Yan görevler, karanlık bölgeler ve hazineler yeni silahlar ve mavi baskılar (blueprint) için en iyi kaynaklar arasında.
Yetenek Ağacının Alt Kolu Çok Güçlü
Oyunda yetenekler dört ana kola ayrılmış. En alttaki kol ise tamamen yeni silahlar üretmeye odaklanıyor. Bu bölümde alev makineleri, el bombası fırlatıcıları ve özel bombalar bulunuyor. Oyun sonuna kadar güçlü kalmak ve yeni seçeneklere sahip olmak istiyorsanız, yetenek puanlarınızı bu dala yatırmanız oldukça avantajlı.
Hızlı Zombilere Karşı Tekme Etkili
Oyundaki zombilerin çoğu yavaş ve klasik türden. Ancak Virals adı verilen hızlı zombiler, gün içinde bile üzerinize koşabiliyor. Onlara karşı en etkili yöntem, göğüs hizasına atacağınız tekme. Bu hareket, kısa süreli sersemletme sağlıyor ve size saldırı fırsatı veriyor. Güçlü silahlarla birkaç darbe, bu zombileri kolayca alt etmenizi sağlar.
Dropkick Her Zaman İşe Yarar
Serinin en bilinen hareketlerinden biri olan dropkick bu oyunda da oldukça kullanışlı. Hem birkaç zombiyi aynı anda yere sermek için hem de yüksekten düşürerek hızlıca kurtulmak için ideal. Dayanıklılık harcadığı için sürekli kullanmak mümkün değil, ancak doğru zamanda yapıldığında oyunun en eğlenceli hareketlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sonuç
Dying Light: The Beast, parkur dinamiklerini yoğun bir şekilde kullanan, zombi tehdidini daha korkutucu hale getiren ve oyunculara farklı hayatta kalma yolları sunan bir yapım. Kasaları açmaktan araçların bakımına, gece XP bonuslarından silah dayanıklılığına kadar birçok noktada dikkatli olmak gerekiyor. Bu ipuçlarıyla Castor Woods’taki yolculuğunuz çok daha dengeli ve eğlenceli hale gelebilir.