Windows 11 Arm çoğu insana yabancı bir terim gibi gelebilir, Windows 11 işletim sistemi, uzun süredir Intel ve AMD tabanlı x86 işlemciler ile tanınıyordu. Ancak son yıllarda, Arm tabanlı bilgisayarlar giderek daha fazla gündeme geliyor. Özellikle Qualcomm’un Snapdragon X serisi işlemcileri ile birlikte Microsoft, Windows on Arm platformuna yeni bir hayat verdi. Bugün gelinen noktada, kullanıcıların zamanlarının %90’ını Arm için derlenmiş uygulamalarda geçirmesi, bu stratejinin başarılı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Uyum Sorunu Geri Planda Kaldı
Microsoft’un yayınladığı yeni blog yazısına göre, artık Windows 11 on Arm cihazlarında uyumluluk eskisi gibi büyük bir endişe değil. Şirketin müşteri deneyimi mühendisliğinden sorumlu kurumsal başkan yardımcısı Mike Adams, “Arm uygulama ekosistemi hızla genişliyor, kullanıcıların %90’lık zamanı artık Arm için derlenen uygulamalarda geçiyor. Bu da performans ve verimliliği en önemli senaryolarda öne çıkarıyor” açıklamasında bulundu.
Bu durum, birkaç yıl önce yaşanan deneyimle kıyaslandığında oldukça büyük bir ilerleme. O dönemde kullanıcılar, çoğu uygulamayı emülasyon altında çalıştırmak zorunda kalıyor, bu da performans kaybına ve enerji tüketiminde verimsizliğe yol açıyordu.
Copilot+ PC’ler ve Snapdragon X İşlemciler Dönüm Noktası Oldu
Microsoft, Windows on Arm deneyimini yeniden başlatma kararını 2024 yılının Mayıs ayında duyurmuştu. Bu süreçte tanıtılan Copilot+ PC’ler ve yeni nesil Snapdragon X işlemciler, performans ve verimlilik iddialarıyla dikkat çekti.
Önde gelen bilgisayar üreticilerinin tamamı bu sürece dahil oldu. Asus, Lenovo, Dell ve HP gibi markalar, Arm tabanlı bilgisayarlarını Snapdragon işlemcilerle piyasaya sürdü. Apple’ın Apple Silicon M serisi işlemcilerle yakaladığı başarı göz önüne alındığında, Microsoft’un bu hamlesi stratejik bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.
Genişleyen Arm Uygulama Ekosistemi
Bugün artık hem küçük hem de büyük ölçekli geliştiriciler, Windows 11 on Arm için uygulamalarını yeniden derlemeye başladı. Böylece performans ve verimlilikte gözle görülür bir artış sağlandı.
Microsoft, farklı kategorilerde önemli uygulamaların Arm sürümlerine geçtiğini duyurdu:
- VPN araçları
- Verimlilik uygulamaları
- Yaratıcı yazılımlar
- Sosyal medya uygulamaları
- Eğlence yazılımları
- Güvenlik ve yönetim araçları
Özellikle Adobe bu alanda dikkat çekiyor. Adobe Photoshop, Premiere Pro ve Audacity artık Arm tabanlı bilgisayarlarda yerel olarak çalışabiliyor. Bazıları hâlen önizleme sürümünde olsa da bu gelişme, profesyoneller için büyük bir adım.
Yerel Olarak Çalışan Popüler Uygulamalar
Microsoft’un öne çıkardığı uygulamalardan bazıları şunlar:
- 7 Zip
- Google Drive
- Dropbox
- Trello
- Todoist
- Libre Office
- Adobe Creative Suite
- Camtasia
- Paint.NET
- Djay Pro
- CapCut
- Figma
- Apple TV
- Apple Music
- Google Chrome
- Telegram
- Spotify
- Davinci Resolve
- Blender
- Luminar Neo
- Microsoft Office
Bu liste, yalnızca birkaç yıl önce hayal dahi edilemeyecek bir ekosistemin artık gerçeğe dönüştüğünü gösteriyor.
Emülasyon Yine de Güçlü Bir Seçenek
Her ne kadar uygulamaların çoğu artık Arm için derlenmiş olsa da, bazı yazılımlar hâlâ PRISM emülasyon motoru üzerinden çalışıyor. Ancak Microsoft’a göre bu artık büyük bir sorun değil. Çünkü Snapdragon X işlemciler yeterince güçlü ve kullanıcılar emülasyon altında bile performans farkını çoğu zaman hissetmiyor.
Oyunlar bu noktada hâlâ istisna sayılabilir. Bazı x86 tabanlı oyunlar emülasyon ile beklenen performansı veremiyor. Ancak iş uygulamaları, üretkenlik yazılımları ve medya araçları için durum oldukça tatmin edici.
Gelecek: Snapdragon X2 ve Ötesi
Gelişen Arm uygulama ekosistemi, aynı zamanda Qualcomm’un bir sonraki nesil işlemcilerine de güçlü bir zemin hazırlıyor. Snapdragon X2 adıyla gelmesi beklenen bu işlemcilerin, daha da yüksek performans ve enerji verimliliği sunacağı belirtiliyor.
Eğer bu ilerleme devam ederse, Windows on Arm platformu yalnızca belirli bir kitleye hitap eden niş bir çözüm olmaktan çıkıp, ana akım bilgisayar kullanıcıları için de cazip bir alternatif haline gelebilir.
Sonuç
Microsoft, uzun yıllar boyunca sorunlu bir geçiş süreci yaşayan Windows on Arm platformunu yeniden ayağa kaldırmayı başarmış görünüyor. Kullanıcıların artık %90 oranında Arm için derlenmiş uygulamalarda vakit geçirmesi, bu başarının en somut göstergesi.
Bugün Windows 11 on Arm kullanıcıları, işlerini yapmak için uyumluluk sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalmıyor. Microsoft’un çabaları sayesinde, gelecekte daha güçlü işlemciler, daha kapsamlı uygulama desteği, gelişmiş verimlilik araçları ve çok daha geniş yazılım ekosistemi ile bu platformun yaygınlaşması bekleniyor. Böylece Windows on Arm, yalnızca teknoloji meraklılarına değil, genel kullanıcı kitlesine de hitap eden ana akım bir seçenek haline gelebilir.