Amazon, 2012’de ilk robotunu kullanmaya başlamasından bu yana iş gücüne tam 1 milyonuncu robotunu entegre ettiğini açıkladı. Bu rakam, sadece bir şirket için bile inanılmaz. Üstelik Amazon, insan çalışan sayısını yaklaşık 1,5 milyona çıkarmak için 30 yıl harcarken, robot sayısına 12 yılda ulaştı.
Bu hızla Amazon yakında insanlardan daha fazla robot istihdam edecek gibi görünüyor. Diğer şirketlerin de fabrikaların dışındaki teslimat, inşaat, tarım ve perakende gibi alanlarda robot kullanımını artırması bekleniyor.
Robotların bu çok yönlülüğü, sadece fiziksel yapılarından değil, onları yöneten iki yapay zeka türünden geliyor: Physical AI ve Embodied AI. Physical AI, gerçek dünyanın fiziksel özelliklerini ve etkileşimlerini anlayarak karar verebilen yapay zekadır. Nvidia’ya göre, “generative physical AI” (üretken fiziksel yapay zeka) olarak da bilinen bu teknoloji, fiziksel süreçleri analiz edip, doğru aksiyon önerileri üretebiliyor.
Örneğin, Physical AI bir yağmur sensöründen aldığı verilerle belirli bir alanda sel riski olup olmadığını tahmin edebiliyor. Aynı zamanda fabrikalardan şehir planlamasına kadar dijital ikizler oluşturarak fiziksel dünyayı daha iyi yönetmemize yardımcı oluyor.

Embodied AI ise fiziksel bir beden içinde “bedenlenmiş” yapay zeka anlamına geliyor. Bu tür yapay zeka, hareket edip gerçek dünyayla fiziksel olarak etkileşim kurabilen robotların beynini oluşturuyor. Akıllı süpürgelerden cerrahi robotlara, otonom araçlardan inşaat makinelerine kadar geniş bir kullanım alanı var.
Nvidia, Embodied yani Bedenlemiş AI’nin gelişmişliğini hareket kabiliyeti ve çevresini algılayan gelişmiş sensörlere, örneğin kameralar ve LiDAR’a bağlıyor.
UC San Diego’dan robotik ve yapay zeka uzmanı Henrik I. Christensen, Physical AI ile Embodied AI arasındaki en önemli farkın gerçek zamanlı işlem yapabilme kabiliyeti olduğunu belirtiyor. Physical AI, fiziksel dünyanın karmaşık modellerini oluştururken gerçek zamanlı olmayabilir. Embodied AI ise gerçek dünyada hareket eder ve gerçek zamanlı etkileşimde bulunmak zorundadır.
Bu gerçek zamanlılık, fabrikalarda robotların doğru ve hızlı hareket etmesi için kritik önem taşıyor. Christensen, Embodied AI’nin yanıt hızını artırmak için bazen daha basit modeller kullandığını ekliyor.
ChatGPT, Claude, Llama gibi büyük dil modelleri (LLM’ler) genellikle beyaz yakalı işleri tehdit ederken, Physical AI ve Embodied AI, mavi yakalı işlerde robot kullanımının önünü açıyor. Ancak Embodied AI robotlarının yaygınlaşması, üretim ve operasyonel zorluklar nedeniyle LLM’lere kıyasla daha yavaş ilerliyor.
Amazon’un 1 milyonuncu robotunu kullanıma alması, şirketlerin iş gücüne daha fazla robot eklemek konusunda kararlı olduğunu gösteriyor. “Robotlar asla hata yapmaz, hastalanmaz, izin almaz veya bedava hamburger vermez.” Bu da firmalar için iş gücü maliyetlerinde büyük tasarruf anlamına geliyor.
Sonuçta, Physical AI ve Embodied AI destekli robotlar iş dünyasını hızla dönüştürüyor. Sorun şu ki, tüm işler robotlara geçtiğinde bu şirketlerin ürünlerini kim satın alacak?