Küresel sanayide sürdürülebilirlik, karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji maliyetlerinin optimize edilmesi her geçen gün daha kritik bir hal alıyor. Biz de bugün, gıda, içecek ve ilaç gibi dünya genelinde lokomotif kabul edilen birçok endüstriye yönelik proses teknolojileri geliştiren mühendislik devi GEA Türkiye Genel Müdürü İlker Damar ile bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz bu özel yazılı röportajda, markanın endüstriyel soğutma ve ısı pompası sistemleri alanındaki yenilikçi çözümlerini, yapay zeka yatırımlarını ve yeşil dönüşüm vizyonunu masaya yatırdık. Lafı uzatmadan, sanayinin geleceğine ışık tutan o keyifli soru-cevap seansımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Sürdürülebilir Mühendislikte Bir Küresel Dev: GEA Türkiye
● Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz? Türkiye yapılanmanız, organizasyon yapınız ve faaliyet alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
GEA Group, gıda, içecek ve ilaç gibi birçok endüstriye yönelik proses teknolojileri ve sürdürülebilir mühendislik çözümleri sunan dünyanın en büyük tedarikçilerinden biridir. 1881 yılında kurulan uluslararası teknoloji grubu; tesisler için makine üretimi yanı sıra ileri proses teknolojileri, otomasyon sistemleri ve satış sonrasındaki hizmetlere odaklanmaktadır. GEA dünya genelinde 18.000’den fazla çalışanı ile 150’den fazla ülkede çalışmalarını sürdmektedir. Türkiye organizasyonumuz, satış, mühendislik, servis ve proje yönetimi ekipleriyle müşterilerimize lokal destek sağlamaktadır. Türkiye’nin yanı sıra yakın coğrafyada da faaliyet göstermekte; özellikle Orta Asya ve Kafkasya bölgesindeki müşterilerimize endüstriyel soğutma ve enerji verimliliği çözümleri sunmaktayız. Özellikle son yıllarda sürdürülebilirlik, enerji maliyetleri ve karbon azaltımı hedefleri doğrultusunda endüstriyel ısı pompası çözümlerine olan ilginin ciddi şekilde arttığını gözlemliyoruz.
Doğal Akışkanlar ve Endüstriyel Isı Pompası Çözümleri
● Isı pompası sistemleri portföyünüzden bahseder misiniz? Hangi segmentlere yönelik çözümler sunuyorsunuz?
GEA olarak özellikle endüstriyel ölçekli ısı pompası çözümlerine çevreye zarar vermeyen doğal gazları soğutucu akışkan olarak kullanarak odaklanıyoruz. Sistemlerimiz; gıda ve içecek üretimi, süt ve süt ürünleri tesisleri, proses endüstrileri uygulamaları ve çeşitli enerji geri kazanım projelerinde kullanılmaktadır. Portföyümüzde, endüstriyel uygulamalar için geliştirdiğimiz ve kendi üretimimiz olan vidalı ve pistonlu kompresör teknolojilerini temel alan ısı pompası sistemleri, chillerler ve soğutma grupları yer almaktadır. Bu sistemler, amonyak (NH₃) ve karbondioksit (CO₂) gibi doğal soğutucu akışkanlarla çalışarak yüksek enerji verimliliği sağlarken çevresel etkiyi de en düşük seviyede tutmaktadır. Özellikle proseslerden açığa çıkan atık ısının geri kazanılarak yeniden kullanılmasını sağlayan çözümlerimizle işletmelerin enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltmalarına katkı sağlıyoruz. Ayrıca gelişmiş kontrol ve otomasyon altyapımız sayesinde sistemler işletme koşullarına göre sürekli optimize edilerek maksimum verimlilik elde edilmektedir.
● Ürünlerinizde öne çıkan teknolojik özellikler nelerdir? Enerji verimliliği, çevre dostu çözümler ve akıllı kontrol sistemleri açısından hangi avantajları sağlıyorsunuz?
GEA olarak enerji verimliliği ve sürdürülebilirliği birbirinden ayrı konular olarak değil, aynı hedefin iki tamamlayıcı unsuru olarak görüyoruz. Günümüzde birçok sanayi kuruluşu yalnızca enerji maliyetlerini düşürmeyi değil, aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltarak net sıfır karbon hedeflerine ulaşmayı da amaçlıyor. Biz de geliştirdiğimiz çözümlerle müşterilerimizin bu dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamayı hedefliyoruz. Endüstriyel tesislerde önemli miktarda enerji, prosesler ve soğutma sistemleri sırasında atık ısı olarak ortaya çıkmaktadır. GEA’nın ısı pompası teknolojileri bu atık ısıyı geri kazanarak yeniden kullanılabilir enerjiye dönüştürür. Böylece tesis içerisinde sıcak su, proses ısısı veya diğer ısıtma ihtiyaçları için mevcut enerjiden maksimum fayda sağlanabilir. Yüksek COP değerleri sayesinde kullanılan her birim elektrik enerjisinden kat kat fazla ısı enerji üretilebilmekte, bu da işletmelerin enerji tüketimini ve karbon ayak izini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Özellikle yeni tesis yatırımlarında veya kapasite artış projelerinde, ısı pompası çözümlerinin proje tasarımının erken aşamalarında değerlendirilmesi büyük avantaj sağlamaktadır. Atık ısının etkin şekilde geri kazanılması sayesinde birçok uygulamada ihtiyaç duyulan buhar veya sıcak su miktarı azalmakta, buna bağlı olarak daha yüksek kapasiteli kazan yatırımlarına olan ihtiyaç düşebilmektedir. Sonuç olarak işletmeler hem yatırım maliyetlerini optimize edebilmekte hem de uzun vadede daha sürdürülebilir ve enerji verimli bir üretim altyapısına sahip olabilmektedir.
Yeşil Mutabakat ve Türkiye Isı Pompası Pazarı
● Türkiye’de ısı pompası pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Son yıllardaki büyüme, talep dinamikleri ve sektördeki kırılma noktaları hakkında görüşleriniz nelerdir?
Türkiye’de ısı pompası pazarı son yıllarda oldukça hızlı bir gelişim göstermektedir. Özellikle artan enerji maliyetleri, sürdürülebilirlik hedefleri ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik regülasyonlar pazarı ciddi şekilde büyütmektedir. Endüstriyel tarafta işletmeler artık yalnızca ilk yatırım maliyetine değil, toplam enerji tüketimine, operasyonel verimliliğe ve karbon ayak izine de odaklanmaktadır. AB’nin, Paris İklim Anlaşması’nın gerektirdiği yeşil dönüşüm süreci kapsamında hayata geçirdiği Avrupa Yeşil Mutabakatı ve enerji verimliliği yatırımlarına yönelik teşvikler de pazardaki dönüşümü hızlandırmaktadır. Buna ek olarak, Türkiye’de 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu’nun; 2053 net sıfır emisyon hedefi, yeşil büyüme vizyonu ve Emisyon Ticaret Sistemi gibi mekanizmalarla sanayide düşük karbonlu dönüşümü daha somut bir zemine taşıyacağını değerlendiriyoruz. Bu gelişmelerin, enerji verimliliği yüksek ve emisyon azaltımına katkı sağlayan teknolojilere olan ilgiyi artırması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemden özellikle endüstriyel atık ısı geri kazanımı, proses verimliliği ve yüksek sıcaklık uygulamalarında ısı pompası çözümlerine yönelik talebin güçlü şekilde artacağını öngörüyoruz.
● Isı pompası sistemlerinin Türkiye’de yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeller sizce nelerdir? Bu engellerin aşılması için neler yapılmalı?
En önemli konuların başında farkındalık ve ilk yatırım maliyetleri geliyor. Birçok işletme halen sistemleri 10-15 sene gibi kısa vadeli yatırım perspektifiyle değerlendiriyor. Oysa endüstriyel ısı pompaları 30-40 yıl gibi uzun vadede ciddi enerji tasarrufu ve işletme avantajı sağlıyor. Bunun yanında teknik bilgi eksikliği, doğru mühendislik altyapısının her projede yeterince değerlendirilememesi, finansman ve teşvik mekanizmalarının sınırlı olması yaygınlaşmayı etkileyen diğer faktörler arasında yer alıyor. Bu noktada sektör paydaşlarının bilinçlendirme çalışmaları, doğru mühendislik yaklaşımı ve enerji verimliliği teşviklerinin artırılması büyük önem taşıyor.
● Hedef müşteri kitleniz ve odaklandığınız pazar segmentleri nelerdir? Daha çok hangi projelerde veya uygulamalarda yer alıyorsunuz?
GEA olarak ağırlıklı olarak enerji yoğun endüstrilere hizmet veriyoruz. Gıda ve içecek üretimi, süt ve süt ürünleri tesisleri, et işleme tesisleri, soğuk hava depoları, kimya ve çeşitli proses endüstrileri faaliyet gösterdiğimiz başlıca sektörler arasında yer alıyor. Bu sektörlerde müşterilerimizin temel ihtiyacı çoğu zaman güvenilir ve yüksek verimli soğutma sistemleri oluyor. GEA olarak uzun yıllardır endüstriyel soğutma alanındaki tecrübemizle, kompresörlerden komple soğutma tesislerine kadar geniş bir çözüm yelpazesi sunuyoruz. Bunun yanında, günümüzde enerji maliyetlerinin ve sürdürülebilirlik hedeflerinin önem kazanmasıyla birlikte, soğutma sistemlerinden açığa çıkan atık ısının değerlendirilmesine yönelik projeler de giderek daha fazla gündeme geliyor. Bu nedenle son yıllarda müşterilerimize yalnızca soğutma sağlamakla kalmayıp, ortaya çıkan enerjiyi ısı pompası teknolojileriyle geri kazanarak sıcak su veya proses ısısı üretmelerine de destek oluyoruz. Böylece hem enerji verimliliğini artıran hem de karbon emisyonlarını azaltan entegre çözümler geliştirebiliyoruz.
● Türkiye dışında hangi pazarlarda aktifsiniz? İhracat faaliyetleriniz ve global büyüme stratejiniz hakkında bilgi verir misiniz?
GEA, global bir organizasyon olarak dünyanın hemen her yerinde faaliyet göstermektedir. Türkiye organizasyonu olarak ise Türkiye’ye ek olarak Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu bölgelerinde de aktif şekilde çalışıyoruz. Bu pazarlarda, özellikle endüstriyel soğutma ve ısıtma projelerinde, iş ve çözüm ortaklarımızla birlikte müşterilerimize yüksek verimlilik sağlayan, sürdürülebilir ve güvenilir çözümler sunuyoruz. Bu bölgelerde özellikle endüstriyel soğutma, enerji verimliliği ve proses teknolojileri alanlarında büyüyen bir talep görüyoruz. Enerji maliyetlerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin yaygınlaşması, bu pazarlarda da çözümlerimize olan ilgiyi artırıyor. GEA Türkiye olarak global deneyimimizi bölgesel pazar dinamikleriyle birleştirerek, müşterilerimizin operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Ar-Ge, Dijitalleşme ve Yapay Zeka Yatırımları
● Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
GEA’da Ar-Ge faaliyetleri büyük ölçüde endüstriyel verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde yürütülmektedir. Son yıllarda bu yaklaşımımızı bir adım ileri taşıyarak dijitalleşme ve yapay zeka destekli optimizasyon çalışmalarına önemli yatırım yapıyoruz. Hatta GEA’nın en fazla yatırımını bu alana yönelttiğini söyleyebiliriz. AI tabanlı analiz ve kontrol sistemleri sayesinde ekipmanlarımızın performansını gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor, işletme koşullarına göre sürekli optimize edebiliyoruz. Bu sayede sistemler sadece kurulduğu andaki verimlilik seviyesinde değil, kullanım süresi boyunca değişen proses koşullarına uyum sağlayarak sürekli en iyi performansı hedefliyor.
● Yeni nesil ısı pompası teknolojileri konusunda hangi alanlara odaklanıyorsunuz?
Yeni nesil ısı pompası teknolojilerini, GEA’nın güçlü olduğu endüstriyel soğutma ve proses sistemlerinin doğal bir tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Bu alandaki çalışmalarımız özellikle soğutma proseslerinden elde edilen atık ısının yeniden değerlendirilmesine odaklanıyor. Yüksek sıcaklık uygulamaları, doğal soğutucu akışkanların kullanımı ve proses entegrasyonu en önemli geliştirme alanlarımız arasında yer alıyor. Buradaki temel yaklaşım, ayrı bir sistem mantığından ziyade soğutma ve ısıtma süreçlerini tek bir enerji döngüsü içinde optimize edebilmektir.
● Satış sonrası hizmetler, eğitim ve teknik destek süreçleriniz nasıl yapılandırılmış durumda? İş ortaklarınız ve son kullanıcılar için ne tür hizmetler sunuyorsunuz?
GEA olarak satış sonrası hizmetleri, sistemlerin uzun vadeli performansı ve güvenilirliği açısından kritik bir alan olarak görüyoruz. Türkiye’de ve sorumluluk alanımızdaki bölgelerde güçlü lokal servis yapımız sayesinde müşterilerimize hızlı, etkin ve sürdürülebilir destek sunuyoruz. Hizmet yaklaşımımız; devreye alma, periyodik bakım, performans optimizasyonu, uzaktan izleme, arıza müdahalesi ve yedek parça yönetimi gibi tüm yaşam döngüsünü kapsayan bütüncül bir yapıya dayanmaktadır.
Bu yapıyı sürekli geliştirmek adına Türkiye’de önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Kompresörlerin ağır bakım süreçleri için 2020 yılında kurduğumuz Service Center’ımız, geçtiğimiz yıl itibarıyla GEA global organizasyonu içerisinde “Advanced Service Center” seviyesine yükseltilerek önemli bir başarıya imza atmıştır. Bu gelişim, hem teknik kabiliyetimizin hem de servis kalitemizin global ölçekte de tescillenmesi anlamına gelmektedir. Bunun yanında, hem son kullanıcıların farkındalığını artırmak hem de birlikte çalıştığımız iş ortaklarımız ve kontraktörlerimize teorik ve pratik eğitimler sunmak amacıyla bir Academy Center yapısını hayata geçirdik. Bu merkezde, ünitelerimizin bakım süreçleri ve verimlilik optimizasyonu konularında düzenli eğitimler gerçekleştiriyoruz. Yedek parça tarafında ise kritik komponentler dahil olmak üzere hızlı ve güvenilir bir tedarik yapısı oluşturduk. Stok ve lojistik yönetimimiz sayesinde en kritik parçaları dahi çoğu durumda bir hafta içerisinde müşterilerimize ulaştırabiliyor, böylece operasyonel sürekliliğin korunmasına doğrudan katkı sağlıyoruz.
● 2026 ve sonrası için ısı pompası sektörüne yönelik hedefleriniz nelerdir?
Önümüzdeki dönemde endüstriyel tesislerde enerji verimliliği ve karbon azaltımı hedeflerinin daha da hızlanacağını öngörüyoruz. Bu çerçevede GEA olarak, özellikle soğutma sistemleriyle entegre çalışan enerji geri kazanım çözümlerinin daha yaygın hale gelmesini bekliyoruz. Bizim açımızdan öncelik, tekil ürün satışından ziyade, müşterinin tüm enerji döngüsünü optimize eden entegre mühendislik çözümlerinin yaygınlaştırılmasıdır. Isı pompası teknolojileri de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak daha fazla projede yer bulacaktır.
● Türkiye ısı pompası pazarının geleceğine dair öngörüleriniz ve firmanızın bu pazardaki konumlanması hakkında neler söylersiniz?
Türkiye’de enerji maliyetlerinin artması, sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesi ve özellikle sanayi tarafında karbon azaltımına yönelik baskıların artmasıyla birlikte endüstriyel enerji verimliliği yatırımlarının hızlandığını gözlemliyoruz. Bu dönüşüm yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, aynı zamanda orta ölçekli tesislerde de giderek daha fazla karşılık buluyor. Özellikle soğutma sistemleri ve atık ısı geri kazanımı uygulamaları, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Bununla birlikte Türkiye’de son yıllarda önemli bir farkındalık artışı da var. Üniversitelerden ve sektöre yeni katılan mühendislerden başlayarak, artık çok daha fazla teknik ekip enerji verimliliği, sistem optimizasyonu ve sürdürülebilir proses tasarımı konularına odaklanıyor. Bu durum, sektörün geleceği açısından oldukça değerli bir gelişme olarak öne çıkıyor ve teknolojik dönüşümün hızlanmasına katkı sağlıyor. GEA olarak biz de bu ekosistemin içinde kendimizi yalnızca bir ekipman üreticisi olarak değil, endüstriyel proseslerde enerji verimliliğini artıran bir mühendislik ortağı olarak konumlandırıyoruz.
🏹 Story Hunter’ın Son Notu
Bugün masamızda, sanayinin o ağır çarklarını doğayla dost bir enerji döngüsüne dönüştüren devasa bir vizyon vardı. GEA ekibinin paylaştığı her detay, aslında fabrikaların çevreye yük olmadan da tam performans çalışabileceğini kanıtlıyor. Firmanın bizim için ve tüm endüstri için sağladığı en büyük konfor, sadece soğutma yapan o dev kompresörleri üretmekle kalmayıp; açığa çıkan “atık ısıyı” yakalayıp fabrikaya sıcak su veya proses enerjisi olarak geri kazandırması. Yani bir taşla iki kuş! Hem doğayı koruyorlar hem de işletmelerin faturalarını ve karbon ayak izini hafifletiyorlar. Üstelik Türkiye’de kurdukları “Advanced Service Center” ve akademi yatırımları sayesinde, “Makinem bozulursa ne yaparım?” endişesini tamamen ortadan kaldıran, yanımızda duran samimi bir mühendislik ortağı sunuyorlar. Bize de bu akıllı dönüşümü alkışlamak kalıyor!