Bilim insanları yeni bir deneyle talamusun, insanların beynine gelen uyaranların bilinçli bir şekilde farkına varmasında önemli bir rol oynadığını öne sürüyor. Yapılan çalışmalar, düşünme ve algılama işlevlerinin beyinde talamus tarafından kontrol edildiğini gösteriyor.
Talamus, beynin duyusal sinyaller ile hafıza, düşünce ve algı gibi daha üst düzey süreçleri yöneten beyin korteksi arasında bir filtre işlevi gördüğü bilinen merkezi bir bölge.
Bilinçli Algı Nedir?
Bilinçli algı, insanların duyuları tarafından alınan uyaranları farkına varma becerisi olarak tanımlanabilir. Duyuların otomatik bir şekilde işlendiği uyanık olma halinden farklı bir düzeydir. Bilinçli algı, dış uyaranların detaylı ve gönüllü bir analizini gerektirir. Örneğin, nefesi otomatik olarak alabiliriz; ancak nefesimizin farkında olabilir ve ritmini değiştirebiliriz. Aynı şekilde, bir şarkı dinlerken, enstrümanlara dikkat edebilir ve onları ayırt edebiliriz.
Günümüze kadar araştırmacılar, bilinçli algının beyin korteksi tarafından kontrol edildiği fikrine sahipti; çünkü gelişmiş beyin işlemenin gerçekleştiği yer burasıydı. Talamusun, duyusal bilgileri kortekse hazırlayan bir filtre olarak küçük bir rol üstlendiği düşünülüyordu. Science’da yakın zamanda yayınlanan yeni bir çalışma, bu görüşü yeniden tanımlayarak talamusu bilinçli algıda aktif bir katılımcı olarak konumlandırıyor.
Bilinçli Algının İlk Eş Zamanlı Kayıtlarından Biri Gerçekleştirildi
Çoğu beyin araştırmacısı talamus ile ilgili çalışmalara şüpheyle bakmıştır; bunun nedeninin talamusun işleyişine dair temel gözlemsel verilere sahip olunmaması ya da bulgulara ulaşmakta kullanılan verilerin elde edildiği tartışmalı kabul edilebilecek yollar olduğu düşünülebilir. Bir hastanın beyin bölgesinin bir şeye bilinçli dikkat verirken aktiviteyle aydınlanıp aydınlanmadığını görmek için, o hastanın uyaranların farkında; yani bilinçli olması ve aynı anda beyninin invaziv sensörlerle incelenmesi gerekiyor.
Bu yeni araştırmada ise Çin’deki Pekin Normal Üniversitesi’nden bir ekip, deneysel bir baş ağrısı tedavisinin parçası olarak beyinlerine ince elektrotlar yerleştirilmiş bir grup insana yöneldi ve bu tür bir araştırmanın invaziv bir operasyonu haklı çıkarıp çıkarmayacağı gibi etik soruları göz ardı etti.
Araştırmacılar bu hastalara görsel algı testi uyguladılar. Ekranda yanıp sönen bir nesne gösterildi ve bu nesne testin yarısı boyunca kendini gizledi. Bu, katılımcıların sadece ekrana bakıp analiz etmek yerine, hastaların nesneye dikkat etmeleri, gözlerini ve odaklarını ayarlamaları ve onu izlemeye devam etmeleri gerektiği anlamına geliyordu. Bu, bilinçli algıyı kolaylaştırdı ve önceden yerleştirilmiş elektrotlar daha sonra buna eşlik eden beyin aktivitesini kaydetti.
Araştırmacılar bunun bilinçli algının ilk eş zamanlı kayıtlarından biri olduğunu ve kaydettikleri bilgilerin, talamus bölgesinin bilinçli algıya bir tür geçit görevi gördüğü hipotezi için güçlü kanıtlar sunduğunu söylüyorlar ve “Bulgular, intralaminar ve medial talamik çekirdeklerin bilinçli algıyı düzenlediğini gösteriyor. Bu sonuç, insanlarda görsel bilincin temelini oluşturan ağ hakkındaki anlayışımızda önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor” şeklinde ifade ediyorlar.